Hiçbir korku ya da fobi kader değildir. Hiçbir korku ya da fobi geçmez değildir. Geçmişte bir yerde bu korkuya ya da fobiye neden olan bir kayıt tutulmuştur. Bu kayıt tutulurken duyguların kaydı da yapılmıştır. Bilinçaltımızın nasıl işlediğini görmek açısından tipik bir kedi korkusunu ve analitik hipnozla tedavisini anlatmak istiyorum.
Kedi korkusu nasıl oluştu?

Kısırlık nedeniyle izlediğim bir bayan hastam vardı. Birgün benim başka bir hastada hipnoz uyguladığıma şahit oldu ve kedi korkusunun olduğunu söyledi. Bu öyle bir korkuydu ki.. Uzaktan kediyi görse oturduğu yerden çığlıklar atarak kaçıyordu?
- Korkunun nedeni nedir?
- Küçükken, 5 yaşındayken alt kattaki odamızın penceresinden içeri kedi atlamış ve ben çok korkmuşum ama kız kardeşim hiç korkmamış. Annem bu nedenle kedilerden korktuğumu söylüyor.
Bir korkunun yerleşmesi için bu olay yeterli görülmüyor. Çünkü bilinen bir olay ve aynı olaydan kız kardeşi etkilenmemiş. O kişinin 5 yaşına kadar hiç kedi görmemesi olası değil. Bilinçaltında zaten 5 yaşına kadar kedilerle ilgili bir kanaat yerleşmiş olmalı. Bu ancak kediler için oluşmuş bir kanaatin yansıması olabilir. Biz bu tip olaylara izleyen hassaslaştırıcı olay diyoruz. Bir diğer açıklamayla ilk oluşmuş kanaati güçlendiren olaylar.. Peki bu hastamda neler olmuş. Şimdi neler olduğunu görelim.
Analitik hipnozla sorun ortaya çıkar
Hastamı hipnoza aldım. Derin hipnoz elde edildikten sonra ilk kez kedi korkusunu duyduğun ana gitmesi için gerekli telkinleri verdim. Bilinçaltı tabi öyle pat diye bu olayı bulamaz. Önce o kişide bir sahne ile kedi korkusunu oluşturmak gerekir. Hipnozdayken bu tip duyguları çok kolaylıkla güçlendirebiliriz. Bu duygu güçlendikten sonra bu duyguyu ilk kez yaşadığı olaya gitmesini isteriz. Ve gider.
-gece mi gündüz mü?
- Karanlık gibi..
-İçerde misim dışarıda mı?
- İçerdeyim..
- Kimse var mı yanında, yoksa yalnız mısın?
- Bir şey var.. korkuyorum gibi..
-ne var ne oluyor..? kaç yaşındasın?
- Küçüğüm, çok küçük.. beşikte yatıyorum.. bir şey.. var..
- ne oluyor anlat bana.. seni huzursuz eden nedir?
- üşüyorum, çok üşüyorum. üzerimde bir şey var..
- Ne var?
- Bilmiyorum bir karaltı.
- Canlı mı? Cansız mı?
- Canlı , hareket ediyor..
- İnsan mı? Hayvan mı? ( tamamen tarafsız olmak gerekir.. bu tip sahnelerde yönlendirmekten kaçınırız. )
- Kedi bu .. kediiiiii! Üzerimde bir kedi geziyor..
Kedi varsa üşürüm
İşte olay buydu. 6 aylık bebek beşikte yalnız bırakılmış. Uyuyor diye. Ama pencere açık ve pencereden içeri bir kedi atlıyor. 6 aylık bebeğin bilinçaltının bunun ne olduğu hakkında hiçbir bilgisi yok. O an onun zararlı bir şey olduğunu düşünmüyor. Çünkü kedi bir şey yapmıyor. Sadece geziniyor ve birazdan çıkıp gidiyor.. Peki bilinçaltı neden korkuyor kediden ve kediyi zararlı bir deneyim olarak kaydediyor. Bu olaya olumsuz bir duygu yüklüyor. Bilinçaltında mantık aramayın. O tamamen bilgisayar ilkeleriyle çalışır. Neden sonuç ilişkisi vardır ama mantığı yoktur. O anda açık pencerenin yanında bebek çok üşüyor. Ve bu üşümeyi hastamızda o anda aynen yaşadı zaten. Bu üşüme hoş bir duygu değil onun için. Zararlı bir durum. Ve üşümeyle beraber kedinin olması, bilinçaltında o olumsuz duyguyu kedinin yol açtığı izlenimini doğuruyor ve kedi ile ilgili ilk kaydını böyle yapıyor. 5 yaşında aynı olayı yaşadığı anda pencereden atlayan varlığı bilinç altı hemen tanıyor ve çözümlüyor. İşte şimdi yine aynı şeyler olacak diyerek ondan kaçmaya başlıyor ve kedi korkusu yerleşiyor. İşte bilinçaltı böyle çalışıyor. Bir olaya, bir nesneye olumsuz bir bakış, inanç yerleştirince, artık o bir daha yeni bir inançla değiştirilene kadar aynen kalıyor. Ne olursa olsun ben bu kişiyi bu tehlikeden koruyacağım. Bu tehlikenin mantıklı olup olmaması, gerçek olup olmaması, ya da o kişinin bu tip tehlikelerden kendini koruyacak akıl yapısına sahip olup olmamsı.. Bunların hiçbiri bilinçaltını ilgilendirmiyor.. Hipnoz sayesinde bu korkuya yol açan olayı açığa çıkarmak ve bu inancın yerine kabul edilebilir yeni bir inanç yerleştirmek mümkün oluyor.
Geri Dön