İletişim ve Haber
Grubuna Katıl

 
Duyurular
Yeni Kitabım - Yakında

1. İyileştirici Hipnoterapi son basamak kursu

OMNİ Hipnoz Akademisi yeni dönem hipnoz kurs kayıtları başlamıştır.

İleri Düzey Hipnoz eğitimi

2. Dönem İyileştirici hipnoterapi kurs kayıtlarımız başladı.

 
Hipnoz ile Tedavi
» Kadın Hastalıkları
» Erken Menopoz
» Cinsel Sorunlar
» Vajinismus ve Hipnoz
» Fobilerde Hipnoz
» Panik atak ve hipnoz
» Sosyal fobiklerin sorunu
» Cilt hastalıkları
» Hipnozla sigarayı bırakma
» Hipnozla zayıflama
» Hipnoz ve kızgınlık,öfke
» Hipnozla doğum
» Çocukta hipnoz
 
Hipnoz ?
» Hipnoz Nedir?
» Hipnoz tedavisi nedir?
» Hipnoz Tedavi Yöntemim
» Hipnoz Neden Etkili?
» Neden Hastalanıyoruz?
» Hipnozun Üstünlüğü
» Hipnoz Nasıl İyileştirir?
» Hipnoz Seansı Hakkında Bilgiler
» Hipnoz Olma Rehberi
» Oto-Hipnoz Hakkında
» 7-PATH Self Hipnoz Sistemi
» Görüşler ve Yorumlar
» Hipnozda Yaşamak
» Sık Sorulan Sorular
 
Karışık Linkler
» EFT Türk-EFT hakkında geniş bilgi
» Sosyal Fobi
» 7 Path Self Hipnoz sistemi
» Hipnozluyoruz
» Günümüz Tıbbı ve Hipnoz
» Herkese Hipnoz Eğitimi
» İyileşmenizi Görebileceksiniz
» OMNİ Hipnoz Akademisi
 
Kitabım

Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak

 
Hem Tatil Hem Tedavi


Hem Tatil Hem Tedavi
Bilgi İçin Tıklayın

 
Arama
Arama yapmak istediğiniz kelimeyi yazınız...

 

Panik Atak ve Hipnozla Tedavisi

Panik atak korku duygusunun abartılmış durumudur

Panik atak hipnozla tedaviye en yatkın durumlardan biridir. Panik atakla ilgili bilgileri birçok kaynakta bulabilirsiniz. Ben bu yazıda hipnozun neden panik atak için uygun bir iyileştirme yöntemi olduğunu açıklıyorum. Açıklamalarım bir çok açıdan yerleşik bilimsel bilgi ve görüşe farklı bir bakış açısı getiriyor. Ama hipnoz tedavileri başlı başına zaten yerleşik düzene, yerleşik tedavi düzenine bir karşı geliş, bir baş kaldırıştır.

En başta şunu söyleyeyim. Panik atak hali başlı başına bir hipnoz halidir. Hipnozu ancak hipnoz tedavisiyle bozabilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için bu konuda yazdığım kitabımdan yararlanabilirsiniz.

Panik atak kaygı bozukluğunun aşırılaşmış şeklidir. Kaygı nedir? Korkunun farklı bir ifadesidir. Korku ne işe yarar? Bilinçaltının en temel korunma tepkisidir. O halde panik atak bilinçaltından kaynaklı bir korunma mekanizmasıdır. Ama abartılmış bir korunma söz konusudur. Bilinçaltından kaynaklı kontrol edilemeyen her durumda zaten doğal hipnoz hali söz konusudur.
( Bakınız; hipnozda yaşamak nedir? )

Gerçek korku kişinin yaşaması için gereklidir. Ormanda ayıyla karşılaşan herkes korkar. Bu gerçek korkudur. Panik atakta sürmekte olan korku gerçekle ilişkisini kaybetmiş olumsuz bir duygudur. Hipnoz tedavisi, ama analitik hipnoz tedavisi gerçekle bağlantısı kopmuş olumsuz duyguları bilinçaltından kaldırmaya yarar. Ama hipnoz asla gerçek duyguyu ortadan kaldırmaz ve kaldırmamalıdır. Yaşamak için korkuya ihtiyacımız var. Ama işe yarayan korkuya. Yani bizi koruyan korkuya. Korku görevini yaparsa bedende birikmez. Ama görevi eksik kalmış korku, birikmeye devam eder.

Hipnoz bilinçaltına bu tehlikenin bittiğin öğretmek için kullandığımız bir araçtır.

Bazı kaynaklarda panik atak ve benzeri hastalıklarda (!) nedensiz korkunun söz konusu olduğu söylenmektedir. Bilinç için nedensiz olabilir. Ama bilinçaltı için bu korkuların çok anlamlı nedeni vardır. Bilinçaltı açısından o kişi için anlamlı bir iyi niyeti vardır. Bilinçaltı için hala sürmekte olan bir tehlike durumu mevcuttur. İşte hipnoz bilinçaltına bu tehlikenin bittiğin öğretmek için kullandığımız bir araçtır.

Panik atakların ne zaman geleceği bilinmez denir. Ama asla böyle bir durum söz konusu değildir. Panik atak geçirilen durumlar iyi analiz edilirse hepsinde birbiriyle bağlantılı durumlar bulunur. Örneğin bir hastam "topluluk önünde konuşurken oluyor" demişti. Ama daha ayrıntılı olarak sorguladığımda sadece kendisinden daha güçlü olduğuna inandığı kişilerin önünde konuşurken ya da konuşmaya hazırlanırken atak belirtilerinin ortaya çıktığını fark etti. İlk okulda çocuklar önünde ders verirken hiç panik atak krizi geçirmemişti. Demek ki fiziksel ya da otoriter açıdan güçlü kişilerin eleştirisine ya da değerlendirmesine maruz kalacağı düşüncesi, kişin içinde yerleşmiş panik atak yaratan programı çalıştırmaya yetiyordu.

Panik atak bir gençlik hastalığıdır denmektedir. Bir hastalığın ya da bozukluğun çıktığı yaş o sorunun hemen o yaşta başladığı anlamına gelmez. O programı başlatan olaylar çok daha geçmişte ve gerilerdedir. Bu nedenle analitik hipnozla geçmişte bu korkuyu yaratan olaylara ulaşma şansımız vardır. Gençlik dönemi kişinin yaşamında önemli dönemeçlerin ve stres katsayısı yüksek olayların olduğu bir dönemdir. (Okul bitirmek, aileden ayrılmak, evlenmek, iş bulmak ya da bulamamak, aile büyüklerinin ölümü gibi). Bu tip stresler zaten bilinçaltında işlemekte olan panik atak yaratıcı programı güçlendirir. Daha güçlü işlemesine neden olur.

Panik atak duygusal bir olaya bedensel bir tepkidir

Panik atak belirtileri olarak bir çok şey sayılmaktadır. Hatta belli sayıda belirti verilmekte ve bu belirtilerden dördü varsa panik atak var denmektedir. Aslında bir soruna bu şekilde yaklaşmak başlı başına hipnoz tedavisi gerektiren bir durumdur. Bir kişiyi bir hastalık ismiyle damgalamak hem hastayı hem hekimi baştan zor ve güç bir durumla karşı karşıya olduğuna dair hipnoz etmektir.

O madde madde belirtilen belirtilerin çoğu korku karşısında bedenin doğal bir tepkisidir. Korkan bir canlı kaçmak ya da savaşmak zorundadır. Her iki durumda da kişinin güçlenmesi gerekir. Yani kaslarına daha fazla kan akması gerekir. Sesine daha fazla güç gelmesi gerekir. Bunu sağlamak için yine bilinçaltı koruma mekanizmaları devreye girer ve kana bu amacı sağlayacak maddeleri salgılatır. Bunlardan en bilinenin adrenalin ve nor-adrenalindir. Bu maddeler kalbi daha hızlı çarptırır. Çevre organlara daha fazla kan gönderir. Bu nedenle yüzde ateş basması hissi oluşur. Kaslara giden fazla kan ısı kaybının artmasına ve bu ısı kaybını azaltacak karşı tepki olan titremenin başlamasına neden olur.

Panik atak krizi esnasında görünen bazı belirtiler ise o kişide panik atak yaratan geçmiş olaylarda yaşanan olaylarla bağlantılı sıkışmış kalmış duyguların boşalma çabasından başka bir şey değildir. Bu duygular hipnoz tedavisi sırasında tedaviyi başarılı kılmada çok işe yararlar. Boğazda tıkanma hissi kişinin geçmişte bunu yaratan ilk olaylarda bağırması ya da bir şey söylemesi gereken ortamda bu eylemi gerçekleştirememiş olmasıdır. Korktuğu halde bağıramamış, yanıt verememiş, ağlayamamıştır. Ve sıkışmış tepki olumsuz duygu haline dönmüştür. Yani geçmişin hipnoz etme hali devam eder. Zaten panik atak krizi dönemi başlı başına hipnoz halidir. Kişi bir durumu bilincinin istediği şekilde kontrol edemiyorsa orada hipnoz var demektir. Bulantı, öğürme gibi belirtiler aşırı salgılanan stres hormonlarının bu organlar üzerindeki yan etkisidir. Çünkü kol, bacak, kalp ve beyine fazla kan gitmesi için mide barsak sisteminden kan çekilir. Azalan kan bu organlarda bu tip belirtilere yol açar. Ayrıca dışarı atılmak istenen birikmiş duygular da bu tipte reaksiyona neden olabilir. Korkunun niteliği de farklı belirtilere yol açar. Cinsel tacize uğramış bir kişide olayda bir zorlama varsa, o zorlama sırasında baskı altında kalan ve sıkışan organlar aynı belirtileri kişiye yaşatır durur. ( Göğüste baskı, dizlerde, kollarda ağrı gibi.)
( Bakınız; dizlerde biriken duygu )

Zihin neye odaklanırsa kişinin başına o gelir.

Panik atak yaratan durumlar ile panik atak yaşayacağım korkusu birbirinden farklı durumdur. Panik atak kişiyi başlı başına rahatsız eden bir durumdur. Kişi hipnoz edici tıbbın da inancını desteklemesiyle bir hastalık sahibi olduğuna inanır. Yani kendisinde panik atak vardır. Ve kurtulması gereken durum panik atak halidir. Halbuki panik atak yaratan durumlar vardır. Ve bilinçaltı geçmişin de hipnoz hali yaratıcı etkisiyle bu durumlarda korkuyu ortaya çıkarır. Ama hipnoz telkinleri verirken yararlandığımız kuvvetlendirme kuralı panik atak gelişmesinde de etkilidir.
( Bakınız; örnek olgu: panik atak yaratan yol )

Yani aynı yönde her telkin bilinçaltındaki benzer inancı güçlendirir. Her yeni telkin en alttan itibaren kendinden önceki her telkini güçlendirici etki yaratır. Yani ilk alınan telkin zaman içinde en güçlü telkin haline döner. Her atak bu nedenle bir öncekinde daha güçlüdür. Ya da daha öncekinden daha hafif güçte bir telkin şiddetli telkin kadar güçlü tepki yaratır. Yani sanki bir çığ yuvarlanmaktadır. Geçmişteki bilye kadar küçücük bir kar topu artık önüne çıkan her türlü yapıyı yerle bir edecek bir çığ haline dönmüştür.

Kriz yaratan bir diğer neden de emosyonel rezonans dediğimiz duygu titreşmesidir. Bilinçaltında boşaltılmayan her duygu birikme eğilimi gösterir. Biriktikçe içindeki basınç artar. Basınç arttıkça bu duyguya hitap edecek, bu duygunun birikmesini sağlamış her olay çağrışım yapan bir olay karşısında toptan titreşir ve ortaya çok güçlü bir tepki çıkar. Yani çok hızlı ve güçlü bir hipnoz ortamı yaratılır.

Evet hastalığı hakkında hipnoz edilmiş kişi bir sonuç olan panik atak krizini bir neden olarak yorumlar ve panik ataktan kurtulmak için çare arar. Panik atak halinin kendisinden korkmaya başlar. Yani korkusundan korkar hale gelir. Fobiler özünde korkudan korkmaktır. Yani panik atak geçirme fobisi başlar. Bu fobi başlı başına panik atak krizi tetikleyici bir ortam yaratmaya başlar. Hipnozun birinci kuralı işlemeye başlar. Zihin neye odaklanırsa kişinin başına o gelir.

Panik atak ilaçları sadece uyuşturur

Bazı kaynaklar panik atak bozukluğu uygun ilaç tedavisiyle kolayca tedavi edilen bir hastalıktır demektedirler. Evet panik atak da iyileşmeyen her hastalık gibi hipnoz olmuş tıp mantığının tedavi kavramına uygun olarak tedavi edilir. Yani ilaç kullandığın sürece görece kendini biraz iyi hissedersin. Ana asla ve asla hastalıktan (!) kurtulamazsın. Hipnoz edici tıp sanayini sürekli besleyecek yeni bir kaynak haline dönersin.

- " Aman ha ilacı bırakırsan hastalığın depreşir. Onun için Deprex kullanmaya devam et. " Kolayca tedavi edilme palavrası budur. Önce 6 ay derler. Sonra 2 yıl derler. Sonra senin durumun ağır 5 yıl kullanman gerek derler sonra da sen çok ağırsın ömür boyu ilaç kullanacaksın derler.

"Çünkü panik atak krizlerinin nedeni bilinmemektedir. " derler. Bu bir yalandır ya da bilgisizliktir. Panik atak yaratan bilinçaltı gerçek neden ya da nedenleri gayet iyi bilmektedir. Hipnoz tedavisi, ama geçmiş sorun yaratan olayları bulan analitik hipnoz tedavisi nedenleri tek tek ortaya koyar ve bilincin bilgisine sunar.

Bilimsel yazılar panik atakta ailesel yatkınlık ve ailede başka ruhsal bozuklukların varlığına dikkat çekerek sanki bir genetik eğilimin varlığını işaret etmek ister gibidirler. Yani işin içinde genetik varsa zaten kesin tedavi yok demektir. Ama hipnoz telkinlerinin oluş mekanizmasını bilen bir kişi için bundan daha doğal bir durum olamaz. Bir anne baba bir çocuğa kendi bildikleri dışında ne öğretebilir? Kaygılı yaşamaktan başka çare bulamayan, hayatı ve çevresini tehlikelerle dolu gören bir anne-baba çocuğun beynine nasıl farklı düşünceler ekebilir?

Panik atak uyarıcı yiyecekler konusu da ayrı bir masal. Sürekli panik atak krizi fobisi içine girmiş bir kişi tetikleyici durumlar icat etmekte ustalaşır. Çarpıntı yaratan her durum fobiyi tetikler. Bu nedenle doğal olarak kafeinli yiyecekler panik atak krizini tetikler. Bir kişi hipnoz olmaya niyetlendikten sonra kendisine hipnoz uygulayacak kişi ne yapsa sonunda hipnoz gerçekleşir. Tetikleyici olay ve maddeler de böyledir.Zihin hangi olayın panik atak krizi oluşturacağına inanmışsa o olay sonuçta kriz oluşturmaya başlar.

Bilinçaltının amacı kişiyi tehlikeli ortamlardan uzak tutmaktır

Panik atak kişiyi sosyal ortamdan uzaklaştıran bir durumdur. Kişi toplumdan uzaklaşır evine kapanır derler. Kişi panik atak krizini yaratacak her ortamdan uzaklaşır derler. Tamam işte zaten krizin amacı budur. Bilinçaltı artık gittikçe güçlenen telkinlerin etkisi altında amacına ulaşmaktadır. Bilinçaltının mantığı bu kadardır. Onun bilincin mantığından haberi yoktur. O amacına ulaşmaktadır. Yani kişiyi kendine göre tehlikeli ortamlardan uzak tutacak mekanizmayı işletmeye başlar. Zaman içinde kendi içine kapanan kişinin depresyona girmesi doğaldır. Depresyon kendi başına bedenin bir savunma mekanizmasıdır. Bilinçaltının bir tarafı hem kişiyi korumakta ama hem de yaratılan ortamdan rahatsız olmaktadır. Ve bulabildiği tek çare tüm duyguları uyuşturan bir hal olan depresyonu yaratmaktır.

Tedavi amacıyla kullanılan antidepressanlar iki yönde etki eder. Esas etkisi depresyonu ortadan kaldırır. Yan etkileri ise panik atak krizi esansında hissedilen fiziksel belirtilerin ortaya çıkmasını engeller. Yani panik atak krizlerini engelleme etkisi antidepressanların aslında fiziksel bedende yarattığı bir yan etkiden başka bir şey değildir.Hoş depresyonu ortdan kaldırdığı iddia edilen etkilerinin çoğu da yan etkiden başka bir şey değidir. Zaten tıpta bir ilacın etkisi bazan esas etki bazen yan etki olur. Örneğin özünde kalp ritm düzensizlikleri için üretilen viagranın yan etkisi cinsel organ sertleşmesi olunca ilaç bu amaçla kullanılmaya başlanmış, sonunda kalp üzerine olan etkisi yan etki haline gelmiştir.

Panik atak krizini önleyecek yan etkiyi yaratmak için antidepressanlar panik atak hastalarına saf depresyon hastalarına göre daha yüksel dozlarda verilir Bir süre sonra kişi ilaca bağımlı hale gelir. Bu hem fiziksel hem de zihinsel bir bağımlılıktır. Yani kişi ilaç almazsa hemen tekrar krize gireceğina inandırılır. Yani ilacın etkisine karşı hipnoz edilir.

Depresyon ilaçları ne kadar etkili?

Şu meşhur depresyon ilaçları konusunda burada kısa bir kaç sözüm var. Daha ayrıntılı bir çalışmayı depresyon bölümünde bulacaksınız. Depresyon tedavisinde gerçek ilaç ile boş ilacı yani plaseboları karşılaştıran ilaç şirketlerinden yardım almadan yapılan çalışmalar şu sonucu ortaya koymuştur.
Hafif ve orta şiddetli depresyon için ilk seçilecek ilaç plasebo olmalıdır. Ağır depresyon geçirmiş hastaların bile yarısı güçlü antidepressan kullanarak iyileşirken, plasebo kullananlarda iyileşme oranı yüzde 32. Ancak burada kritik soru şu. Gerçek ilacı alanlar gerçekten ilacın etkisi nedeniyle mi iyileşiyorlar? Yoksa ilacın yan etkilerini gözlemlediklerinden gerçek ilacı aldıklarını düşünüyorlar ve gerçek ilacı aldıklarına İNANDIKLARI için mi iyileşiyorlar? Antidepressanlar için yapılan tarafsız klinik denemelerde antidepressanlar plaseboları yenemiyorlar. Ama antidepressanların etkileri yıllar geçtikçe daha güçleniyor. Çünkü bu ilaçların etkili olduğuna insanlar medyanın da etkisiyle her geçen yıl daha fazla inanıyorlar.

- " Ama antidepressanlar fobik iyi geliyor. En azından toplum içinde rahat yaşamamı sağlıyor."
-" Tabi iyi gelir. Dediğim gibi sizin içinizde bozuk yayın yapan bir yayın var. Bedeniniz ise bu bozuk yayını alan bir TV aygıtı. İlaç ne yapıyor? Televizyonu kapatıyor. Ama bozuk istasyon ve yayını hala içerde duruyor. Televizyonu açtığın an yine aynı bozuk yayınla karşı karşıya kalacaksın. O zaman bir ilaç daha al. Sonra bir ilaç daha. Bir de şu yeni ilacı deneyelim."
- Bu ilaçlar ne yapıyor doktor bey? Beni nasıl düzeltiyor?
- Beyninin kimyasını düzene sokuyor
- Yani benimbeynimin kimyası mı bozuk şimdi?
- Evet. İlaç iyi geldiğine göre beyninin kimyası bozulmuş
- Neden bozulmuş?
- Nedenini bilmem, bozulmuş işte.

Panik Atakta Hipnoz Nasıl ve Ne Düzeyde Etkili?

En klasik hipnoz uygulaması doğrudan telkinlerdir. Derin hipnoz edilmiş kişiye panik atak krizine engel olacak, yaşama daha farklı bakış sağlayacak telkinler verilir. Telkin hipnozunun her zaman olumlu etkisi vardır? Ama etkili olması için sürekli verilmesi gerekir. Belki 10 seans benzer telkinleri vererek bilinçaltında ciddi bir olumlu inanç yaratmak olasıdır. Ancak depresyon ilaçlarının etkisi gibi bu telkin etkisinin kalıcı olmasını beklememek gerekir. Bir süre sonra içerde işleyen koruyucu panik atak yaratıcı program tetikleyici olayların da yaşanmasıyla yeniden işlemeye başlar.

Hipnozun başka bir yararı atakları önlemek yönünde olabilir. Derin hipnoz altında verilen telkinler ve yerleştirilen işaretlerin, atak başlayacağını hisseden kişi tarafından kullanılması sonucunda atak başlamadan durur. Bu işlem etkili bir hipnoz tekniği olmakla birlikte tedavi edici değil sadece panik atak krizini önleyici etki yapar. Hipnoz yardımıyla uygulanabilecek 3. bir yöntem hayal kurmadır. Vizualizasyon denen bu yöntemde kişi kendini panik atak krizi yaratan olaylarda hayal ederken bu ortamlarda davranmak istediği gibi davranma hayalleri kurar. Örneğin konuşma korkusu varsa topluluk önünde rahat bir konuşma yaptığını hayal eder. Ancak hipnoz altında bu hayal hemen panik atak benzeri duyguların oluşmasına neden olur. Bu nedenle başlangıçta süre kısa tutulur. Örneğin 30 saniye hayal kurup sonra normal ortama dönülür. Her seferinde süre uzatılarak kişi bu kriz yaratan ortama karşı aşılanır. Yani olumsuz etkinin gücü zayıflatılır.

NLP uygulayanların çok yararlandığı farklı bir teknik ile bu işlem kolaylaştırılır. Kişi panik atak yaratan ortamın üzerine kendisine güven yaratmış başka bir ortamı bindirerek beyindeki kodlamayı değiştirir. Yine hayal kurma tekniği ile atak geçirilen ortamlardaki davranışı korkulan bir durumdan komik bir duruma geçirmek mümkündür.

Bilişsel davranış terapileri ile hipnoz altında hayal kurmanın beyinde kodlama sistemi aynıdır. Bu nedenle çoğu psikiyatristin tercihi olan bilişsel davranış tedavilerinin zorluğunu ve iticiliğini yaşamaya gerek yoktur. Bilişsel tedavide kişi kendisine
panik atak yaratan ortamlara girmeye zorlanır. Başlangıçta bir dakika girip çıkar. Sonra süre devamlı uzatılır. Ama bu çoğu panik atak hastası için hiç de kolay bir şey değildir. O kişi zaten yıllardır bilinçli olarak bunu yapmaya çalışmakta ama her seferinde hayal kırıklığına uğramaktadır. Halbuki hipnoz altındaki hayal oluşturma çok daha az zarar verici ve kabul edilebilir bir ortam yaratır. Kişi her şeyin kendi kontrolünde olduğunun farkındadır.

Yine son yıllarda çok popüler olmaya başlayan EFT ile bazen panik atakların 5 dakika içerisinde yok edildiği ileri sürülmektedir. Ben henüz bu kadar kısa sürede iyileşmiş hasta bulamadım ama yine de EFT yi öğrenip denemekten kişinin bir kaybı olmaz. Kendi kendine uygulanabilir bir teknik olması da ayrı bir üstünlüğüdür. Ama bu teknik ilk bakışta basit gibi görünse de etkili olabilmesi için yöntemin inceliklerine vakıf olmuş kişilerden yardım almak tekniğin etkisini arttırmak açısından yararlı olur. Hayalle EFT yi birleştirmek etkiyi güçlendirir. Hele hipnoz altında hayal kurulup EFT uygulandığı durumlarda çok daha iyi sonuç elde etmek mümkün olur. Örneğin kişi kendini atak yaratan bir ortama götürür. Kriz geleceğini hissettiği anda içine doğan korkular söze dökülür. "Ya düşer bayılırsam ve kimse bana yardım etmezse" Bu söz EFT cümlesi şekline getirilip bu negatif düşünce kişi o duyguyu hissederken EFT noktalarına vurularak bilinçaltından yok edilir. ( EFT nin uygulanmasıyla ilgili ayrıntılı bilgiyi www.eft-turk.com adresinden bulabilirsiniz.)

Panik Atakta Analitik Hipnoz Nasıl Etki Ediyor?

Ve şimdi de gelelim benim uyguladığım analitik hipnozun panik atak bozukluğundaki iyileştirici etkisine. Sitemin diğer sayfalarında ayrıntılarını bulabileceğiniz gibi analitik hipnoz panik atak yaratan geçmiş olayların yeniden yaşatılması, buradaki mevcut algının ne olduğunun anlaşılması ve sonra da bu algının yerine istenen yeni anlayışın yerleştirilmesi amacına yöneliktir. Analitik hipnozda geçmişin sandığı açılır. Kişiyi bu anormal duruma götüren olaylar ve bu olaylarda rol oynamış kişiler tek tek ortaya çıkar.

Çok basit gibi görünen olayların nasıl bu kadar ağır bir duruma yol açtığı hayretle izlenir. Çoğu olguda ilk olayın anne karnında ama daha çok doğum esnasında başladığı saptanmıştır. Özellikle zor olan normal doğumlar ve doğum esnasında annenin korku yaşaması daha dünyaya gelmeyen insan yavrusunun korkuyla tanışmasına yol açar. Tabi ki tek başına zor doğumu bir etken olarak görmemek gerekir. Ama panik atak için ilk tohum atılmıştır. Eğer sonraki zamanda bu tohum sulanmaya devam ederse panik atak için alt yapı hazırlanmaya başlar. Tohumu sulayan olaylar anne ya da baba kaynaklıdır çoğu zaman. Bağıran, kızan eleştiren cezalandıran anne veya baba bu tohumun sulanmasında başlıca etkendir. Çocuk büyüdükçe cezalandırmaların şiddeti de artmaya başlar. Örneğin panik atak krizleri olan bir hastamda babanın 6 yaşındaki çocuğunu cebinden düşen parayı alıp harcadı diye bacaklarından tutup kuyuya sallandırmasını unutamam. Bir hastamda panik atak krizi inatçı bir ebe olan annesinin ters gelen çocuğunu zorla normal yoldan doğurmaya çalışması sonucu yerleşmişti. Benim görüşüme göre panik atak hastalığını yok edecek en tutarlı ve sistematik yaklaşım analitik hipnoz tedavisidir. Krizi yaratan kişinin içinde hissettiği olumsuz duygudur. Bu duygu içinde titreşmeye başladığı anda zaten krizin geleceğini kişi bilir ve kriz başlıyor korkusu krizi tetikler. O halde panik atak tetikleyici duygu bu duyguyu yaratan olaylara ulaşmamız için iyi bir yol göstericidir. Ağır ilaçların uyuşturucu etkisi altında olmayan her panik atak hastası sanki duygu cebinde gezmektedir zaten. Daha hipnoz koltuğuna oturması, gözlerini kapaması ve duyguyu izletmeye başlamasıyla çoğu hastada, regresyon, yani geçmiş olayların canlanması başlar. Bundan sonra izleyeceğim yol bellidir. Olaya gider, olay net canlanmasa da duyguyu boşaltır, tekrar olaya gider hala kalan duygu varsa boşaltır, tekrar olaya gider hala varsa tekrar geriletirim. Bu seri tüm olaylar bulunup temizlenene kadar devam eder.

O halde iyi netice almak için hipnoz seansları döneminde ilaca ara vermek gerekir. Ama ilaçların birden kesilmesi ciddi çekilme belirtileri doğurur.Bu nedenle belli bir sürede azaltarak bırakılır. İyi bir terapiden sonra da ilaçlara ihtiyacı kalmaz. İlaçların baskısı altında yapılan analitik hipnoz seansları hem yeterli verimlilikte olmayabilir hem de kişi iyileştiğini anlayamaz. Aynı şey sürekli ilaç kullanan ve ilaçlara bağımlı olmuş hastalar içinde söz konusudur. İyileştiğinizi nasıl anlayacaksınız? Yani ilaç kullanırken bir mucize oldu da pank atak krizleriniz kendiliğinden yok olduysa ya da hadi ilaçlar bu krizleri yok ettiyse bunun gerçekleştiğin nasıl anlayacaksınız?

 


Geri Dön

 
Adres : 8. Cadde 77/1 Emek- Ankara (Silahtaroğlu Oto Galerisi Üstü)
Telefon : 0 (312) 213 01 32 ve 213 01 33 (Saat 10'dan itibaren)
Gsm : 0 (555) 274 41 97
MSN : bulenturan@windowslive.com