İletişim ve Haber
Grubuna Katıl

 
Duyurular
Yeni Kitabım - Yakında

1. İyileştirici Hipnoterapi son basamak kursu

OMNİ Hipnoz Akademisi yeni dönem hipnoz kurs kayıtları başlamıştır.

İleri Düzey Hipnoz eğitimi

2. Dönem İyileştirici hipnoterapi kurs kayıtlarımız başladı.

 
Hipnoz ile Tedavi
» Kadın Hastalıkları
» Erken Menopoz
» Cinsel Sorunlar
» Vajinismus ve Hipnoz
» Fobilerde Hipnoz
» Panik atak ve hipnoz
» Sosyal fobiklerin sorunu
» Cilt hastalıkları
» Hipnozla sigarayı bırakma
» Hipnozla zayıflama
» Hipnoz ve kızgınlık,öfke
» Hipnozla doğum
» Çocukta hipnoz
 
Hipnoz ?
» Hipnoz Nedir?
» Hipnoz tedavisi nedir?
» Hipnoz Tedavi Yöntemim
» Hipnoz Neden Etkili?
» Neden Hastalanıyoruz?
» Hipnozun Üstünlüğü
» Hipnoz Nasıl İyileştirir?
» Hipnoz Seansı Hakkında Bilgiler
» Hipnoz Olma Rehberi
» Oto-Hipnoz Hakkında
» 7-PATH Self Hipnoz Sistemi
» Görüşler ve Yorumlar
» Hipnozda Yaşamak
» Sık Sorulan Sorular
 
Karışık Linkler
» EFT Türk-EFT hakkında geniş bilgi
» Sosyal Fobi
» 7 Path Self Hipnoz sistemi
» Hipnozluyoruz
» Günümüz Tıbbı ve Hipnoz
» Herkese Hipnoz Eğitimi
» İyileşmenizi Görebileceksiniz
» OMNİ Hipnoz Akademisi
 
Kitabım

Geçmişin Hipnoz'unu Bozmak

 
Hem Tatil Hem Tedavi


Hem Tatil Hem Tedavi
Bilgi İçin Tıklayın

 
Arama
Arama yapmak istediğiniz kelimeyi yazınız...

 

Erken Menopoz ve Hipnoz

Erken Menopoz da Hipnoterapi

Soru; Çocuğum olmuyor, erken menopoz dediler ne yapabilirim?

Merhabalar,
Ben ailenin ilk cocuğuyum, benden sonra bir kız bir de erkek kardesim var. En büyük çocuk olmanın sorumluluğunu hep omuzlarımda hissettim tabii. 2 yaşıma kadar Uşak'ta bir köyde annemle kalmışım. Babam Almanya'da olduğu için annemle ben 2 yaşımdayken Almanya'ya gitmişiz. 2 yaşıma kadar beni ölesiye seven bir dedem varmış. Ben Almanya'ya gidince çok üzülmüş ve 2 sene sonra da ölmüş. Ben hatırlamıyorum kendisini.

Almanya'da ortaokul 2. sınııfa kadar okudum. Çocukluğum fena geçmedi. Ama 10-12 yaş arası ailem artık baskı yapmaya başlamıştı. Geleneksel insanlardı. Kız çocuğuna yapılan baskılar bana da yapıldı tabii. Erkek kardeşim herzaman daha ön plandaydı. Ailemde çok fazla dayak yemedim, fakat annem ve babamın kardeşlerimin yaramazlıklarını çok ağır şekilde cezalandırdıklarına şşahit oldum. Hep ağlar ve dayak olayının biran önce bitmesini sağlamaya çalışırdım. Bu yüzden hep ailem bana sulugöz derdi. Gerçekten dayak olayları beni o yaşımda çok sarsmıştı.
Erkeklerle ilişkilerime gelince, yıllar içinde hep başarısız ilişkilerim oldu. Sadece kendimi duygusal ve beden olarak kullanılmış hissettim. Üzüldüm tabii, ama hep unutmayı tercih ettim. Eşimle 1,5 sene önce tanıştım. Ve 8 ay sonra evlendik. İlk aylarımız baya kavgalı geçti. Bana bir hayli baskı yaptı, bütün kişiliğimin onun kontrolü altında olduğumu düşünmeye başlamıştım. Fakat yavaş yavaş kendisi değişmeye başladı. Özellikle çocuk problemimiz bizi birbirimize yaklaştırdı.
Kavga ettiğimiz zamanlarda bebeğimiz olsa kocam bana yardımcı olamaz diye düşündüğüm zamanlar oldu. Ama artık öyle düşünmüyorum.
Kendimle ilgili algılarıma gelince: kendimi beğeniyorum, hayatı seviyorum. Çocuklari seviyorum.
Ama bu son bebek problemleri yüzünden kendimi eşime karşı çok eksik hissediyorum. Ona çocuk verememekten korkuyorum. Hayata daha negatif bakar oldum.
Aslında genelde de hayatta daha negatif, ya da gerçekci olduğumu düşünüyorum. Pozitif düşünemiyorum kendimle ilgili.

Yanıt;

Bu yazışmalarımız sırasında belirteceğim görüşlerimi kendi doktorlarınızla konuşmamanızı tavsiye ederim. Düz mantık düşünen tıp doktorları asla böyle şeylere inanmazlar. Haklıdırlar da. 3-4 sene önce bende inanmazdım. Bu yazdıklarımı söyleyecek kişilerede gülerdim. Ama özellikle şu son 2 sene içinde o kadar çok inanılmaz diyeceğim iyileşme gördüm, okudum ve bizzat yaşadım ki. Artık size yazacağım her kelimeye inanıyorum. İspatı? İspatı yok.

Şimdi gelelim yaşamınıza. Çok kısadan söyleyeyim. Ben bilinçaltınız olsaydım kesinlikle sizin bu yaşadıklarınızla ilgili algılamalarınızı değiştirmeden çocuk sahibi olmanıza izin vermezdim.
hipnoterapi kısırlıkta bir çözüm olabilir

Cezalandırıcı yapıda anne ve baba. Bu yapıdan kendinizin az etkilendiğini söylemek, daha çok kardeşlerin nasibini aldığını belirtmek benim hipnoterapi deneyimlerime göre pek mümkün değil. Sizde bir şekilde nasibinizi almışsınızdır. Bu tip ailelerde yetişen kişilerde öfke, değersizlik duygusu ve gelecek korkusu ön planda olur. Ayrıca kendisini anne babaya aşırı sevdirme kaygısı kişide sonu gelmez bir mükemmelliyetçilk ve sahgip olduklarından tatmin olmamama ve mutsuzluk hali yaratıyor. Kişini ileriki yaşamında olaylar ne kadar farklı gelişse de, iyi bir yaşantısı olsa da ( iş ve maddi açıdan), hatta anne ve babası artık yumuşamış olsa da o çocukluk döneminde yerleşmiş olumsuz algılar değişmiyor ve sürekli bir negatif program olarak çalışmaya devam ediyor.

İlişki modeli olarak bilinçaltı anne ve baba ile olanı kullanır. Bu nedenle erkeklerle başarılı ilişkilerin olmaması normaldir. Çünkü bilinçaltı sürekli korunma ve kollama modundadır. Karşınızdakinin hep olumsuz yönleri dikkatinizi çeker ve babanızla özdeşleme yaptığınızdan hemen savunma şekline geçer. ( bilinçaltından bahsediyorum). Aşırı sorumluluk duygusu bir yerde artık olumsuz yönde etki yapmaya başladığından bilinçaltının bir bölümü sizi sorumluluk alıcı işlerden uzak tutmaya çalışır.

Eşiniz size baskı yapmış. Bu neden?. Siz buna izin verdiniz. Doğal bir durumdu. Tanıdık bir durumdu bilinçaltı için. Bilinçaltı tanıdık hali sever. O halin Zaralı ya da zararsız olması onu ilgilendirmez. Siz de farkında olmadan bu baskılara izin verirsiniz. Hatta hani derler ya kadınlar babaları gibi bir erkek ararlar diye.. Belli bir konuda bilinçaltına gönderilecek mesajlar, kanaatler bilinçaltı için yeniyse o bilinçaltının gerçek inancı olur. Daha sonradan bilinçli olarak o konudaki kanaatinizin değişmesi orayı artık etkilemez. Yani ilk zamanlarda bu evlilikten olacak çocuğu istemediğiniz yönündeki beslemeleri yaptıysanız, özellikle üzüntülü olduğunuz anlarda bu doğrudan bilinçaltına kaydedilir.
erken menopozda hipnozla tedavi

Kendini beğenen insan çocuğum olmuyor diye kendisini eşine karşı eksikli hissetmez. Kendini olduğu gibi her haliyle kabul eder ve sever. Kendini beğenen insan her durumda kendi ile ilgili pozitif düşünür. Böyle bir çocukluk yaşamından eğer ciddi bir takım iyileştirici çalışmalar yapmadıysanız zaten kendini beğenen bir kişilik çıkması beklenemez. İstenmeyen, sürekli itilen, dayak yiyen, kendisini koruması gereken kişiler hakkında her an bunlardan bir tehlike gelir gibi durumlarla karşılaşan bir çocukta “ ben bunları hak etmesem bu davranışları yapmazlar” algısı aynı zamanda belki bir korunma mekanizması olarak da yerleşir. Bu algı anne babanın eleştirel sözleri ve davranışlarıyla güçlenir. Zaman içinde kendini işe yaramaz, değersiz gören bilinçaltı kendi kendini yok etme programı dediğimiz bir program işletmeye başlar ve bizim hastalık dediğimiz bir çok değişik durumlar üretir. Hangi kişi için hangi hastalığı nasıl seçer? Bu karışık mekanizma ama bir şekilde öğrenir. Sigara kanser yapar bilgisi bilinçaltını beslerse ve kişi sigara içerse bir süre sonra kanser gelişir. Benek olursa çok üzülürüm algısı yerleşirse bilinçaltı “ hah işte onu üzecek, zarar verecek bir şey buldum der ve bedende o yönde değişiklikler yapmaya başlar.

Tekrar söylüyorum bu yazdıklarım benim özel görüşlerimdir. Hiçbir şekilde böyle olduğunu ispatlayamam. Hipnoterapi teorisi tamamen alınan olumlu sonuçlara göre şekillenmiştir ve hala şekillenmektedir. BU teorik çerçeveden bakılarak bir çok umutsuz kanser hastası sadece hipnoterapi ile iyi edilmiştir. Asla iyileşmez denilen bir çok hastalık bedenden sökülüp atılmıştır. Benimde buna benzer tedavilerim olmuştur, ama bunlar ne yazık ki hep gizli tutulmak zorundadır yoksa gelecek eleştiri ve suçlamaları karşılayamaz hatta hukuki soruşturmalarla bile karşı karşıya kalırız.

Şimdi gelelim ne yaparız sorusuna. Bebek isteği gibi bir sorununuz olmasa bile, ya da hipnoterapi size bu konuda katkısı olmayacak olsa bile bu tedavilerden sonra yaşamınız olumlu yönde çok değişir. Yaşama gerçekten çok farklı açıdan, anlayarak, severek bakmaya başlarsınız. Bu da az şey değildir. Gerçek özgürlüğün ne olduğunu o zaman anlarsınız. Bebek konusunda bir garanti veremem ama tüp bebekle bile şansınız pek olmadığına göre ve o FSH ları düşürecek hiçbir tıbbi yöntem şu anda mevcut olmadığına göre bu beklide sizin bir şansınız. Ayrıca FSH yükselmesi bir sebep değil sadece bir sonuç. Bilinçaltının bir şekilde çocuk olmasını engellemek üzere bulduğu bir mekanizma.

Benim 8 yıl önce hazırlayıp neredeyse unuttuğum ve arama motorlarında pek görünmeyen bir sitemi buldunuz ve oradan bana yazdınız ve karşınıza size tamamen farklı bir şeyler yazan bir kişi buldunuz. Bu tesadüf mü? Yoksa başka bir şey mi? Bunu iyi düşünün derim. Sizinki gibi birbiri içine girmiş bilinçaltı algıları olan bir kişi de seanslar biraz zaman alacaktır. Yani tek seferde pek işimiz bitmez. 3-4 seans yapmak gerekir. Seanslar arasında 3-4 günlük süreler olması daha iyi sonuçlar veriri. O nedenle maraton seans dediğimiz durumlar size uymaz. ( yani bir iki günde tüm seansları tamamlamak gibi.. Her seans 3-4 saat sürer.

 


Geri Dön

 
Adres : 8. Cadde 77/1 Emek- Ankara (Silahtaroğlu Oto Galerisi Üstü)
Telefon : 0 (312) 213 01 32 ve 213 01 33 (Saat 10'dan itibaren)
Gsm : 0 (555) 274 41 97
MSN : bulenturan@windowslive.com