![]() |
![]() |
![]() |
|
Erken Menopoz ve HipnozErken Menopoz da Hipnoterapi Soru; Çocuğum olmuyor, erken menopoz dediler ne yapabilirim? Merhabalar, Almanya'da ortaokul 2. sınııfa kadar okudum. Çocukluğum fena geçmedi. Ama 10-12 yaş arası ailem artık baskı yapmaya başlamıştı. Geleneksel insanlardı. Kız çocuğuna yapılan baskılar bana da yapıldı tabii. Erkek kardeşim herzaman daha ön plandaydı. Ailemde çok fazla dayak yemedim, fakat annem ve babamın kardeşlerimin yaramazlıklarını çok ağır şekilde cezalandırdıklarına şşahit oldum. Hep ağlar ve dayak olayının biran önce bitmesini sağlamaya çalışırdım. Bu yüzden hep ailem bana sulugöz derdi. Gerçekten dayak olayları beni o yaşımda çok sarsmıştı. Yanıt; Bu yazışmalarımız sırasında belirteceğim görüşlerimi kendi doktorlarınızla konuşmamanızı tavsiye ederim. Düz mantık düşünen tıp doktorları asla böyle şeylere inanmazlar. Haklıdırlar da. 3-4 sene önce bende inanmazdım. Bu yazdıklarımı söyleyecek kişilerede gülerdim. Ama özellikle şu son 2 sene içinde o kadar çok inanılmaz diyeceğim iyileşme gördüm, okudum ve bizzat yaşadım ki. Artık size yazacağım her kelimeye inanıyorum. İspatı? İspatı yok. Şimdi gelelim yaşamınıza. Çok kısadan söyleyeyim. Ben bilinçaltınız olsaydım kesinlikle sizin bu yaşadıklarınızla ilgili algılamalarınızı değiştirmeden çocuk sahibi olmanıza izin vermezdim.
İlişki modeli olarak bilinçaltı anne ve baba ile olanı kullanır. Bu nedenle erkeklerle başarılı ilişkilerin olmaması normaldir. Çünkü bilinçaltı sürekli korunma ve kollama modundadır. Karşınızdakinin hep olumsuz yönleri dikkatinizi çeker ve babanızla özdeşleme yaptığınızdan hemen savunma şekline geçer. ( bilinçaltından bahsediyorum). Aşırı sorumluluk duygusu bir yerde artık olumsuz yönde etki yapmaya başladığından bilinçaltının bir bölümü sizi sorumluluk alıcı işlerden uzak tutmaya çalışır. Eşiniz size baskı yapmış. Bu neden?. Siz buna izin verdiniz. Doğal bir durumdu. Tanıdık bir durumdu bilinçaltı için. Bilinçaltı tanıdık hali sever. O halin Zaralı ya da zararsız olması onu ilgilendirmez. Siz de farkında olmadan bu baskılara izin verirsiniz. Hatta hani derler ya kadınlar babaları gibi bir erkek ararlar diye.. Belli bir konuda bilinçaltına gönderilecek mesajlar, kanaatler bilinçaltı için yeniyse o bilinçaltının gerçek inancı olur. Daha sonradan bilinçli olarak o konudaki kanaatinizin değişmesi orayı artık etkilemez. Yani ilk zamanlarda bu evlilikten olacak çocuğu istemediğiniz yönündeki beslemeleri yaptıysanız, özellikle üzüntülü olduğunuz anlarda bu doğrudan bilinçaltına kaydedilir.
Tekrar söylüyorum bu yazdıklarım benim özel görüşlerimdir. Hiçbir şekilde böyle olduğunu ispatlayamam. Hipnoterapi teorisi tamamen alınan olumlu sonuçlara göre şekillenmiştir ve hala şekillenmektedir. BU teorik çerçeveden bakılarak bir çok umutsuz kanser hastası sadece hipnoterapi ile iyi edilmiştir. Asla iyileşmez denilen bir çok hastalık bedenden sökülüp atılmıştır. Benimde buna benzer tedavilerim olmuştur, ama bunlar ne yazık ki hep gizli tutulmak zorundadır yoksa gelecek eleştiri ve suçlamaları karşılayamaz hatta hukuki soruşturmalarla bile karşı karşıya kalırız. Şimdi gelelim ne yaparız sorusuna. Bebek isteği gibi bir sorununuz olmasa bile, ya da hipnoterapi size bu konuda katkısı olmayacak olsa bile bu tedavilerden sonra yaşamınız olumlu yönde çok değişir. Yaşama gerçekten çok farklı açıdan, anlayarak, severek bakmaya başlarsınız. Bu da az şey değildir. Gerçek özgürlüğün ne olduğunu o zaman anlarsınız. Bebek konusunda bir garanti veremem ama tüp bebekle bile şansınız pek olmadığına göre ve o FSH ları düşürecek hiçbir tıbbi yöntem şu anda mevcut olmadığına göre bu beklide sizin bir şansınız. Ayrıca FSH yükselmesi bir sebep değil sadece bir sonuç. Bilinçaltının bir şekilde çocuk olmasını engellemek üzere bulduğu bir mekanizma. Benim 8 yıl önce hazırlayıp neredeyse unuttuğum ve arama motorlarında pek görünmeyen bir sitemi buldunuz ve oradan bana yazdınız ve karşınıza size tamamen farklı bir şeyler yazan bir kişi buldunuz. Bu tesadüf mü? Yoksa başka bir şey mi? Bunu iyi düşünün derim. Sizinki gibi birbiri içine girmiş bilinçaltı algıları olan bir kişi de seanslar biraz zaman alacaktır. Yani tek seferde pek işimiz bitmez. 3-4 seans yapmak gerekir. Seanslar arasında 3-4 günlük süreler olması daha iyi sonuçlar veriri. O nedenle maraton seans dediğimiz durumlar size uymaz. ( yani bir iki günde tüm seansları tamamlamak gibi.. Her seans 3-4 saat sürer.
|
|